16 Ocak 2026 Cuma

TEFRİKA İNCE MEMED

Yaşar Kemal, İnce Memed’in cüzler halinde gazetede yayımlandığı dönemlerde Adana’da bir kahvehanede oturmaktadır. Kahvehanedekiler Yaşar Kemal’in yazar olduğunu bilirler ama çoğu okuma yazma bilmediği için birisi gazeteyi alır, yüksek sesle herkese okurmuş. O günkü bölümde, hikayedeki sevilen karakterlerden biri vurulur veya çok kötü duruma düşer. Kahvedeki yaşlı bir amca, elinde tespihiyle Yaşar Kemal’e yaklaşır ve kaşlarını çatarak sorar: — "Vola Yaşar, doğru söyle... Bu Memed’in yanındaki uşak öldü mü?" Yaşar Kemal biraz muziplik olsun diye: — "Valla amca, durumu çok ağır, herhalde ölecek," der. Yaşlı amca masaya yumruğunu bir vurur: — "Bak hele! Ulan o uşak ölürse, yarın bu kahveye gelme! Yazacaksan adam gibi yaz, o fidan gibi genci toprak altına sokma. Elin kırılsın da yazama sakın o ölümü!" Yaşar Kemal, yıllar sonra bu anısını anlatırken der ki: "O gece eve gittim, oturdum. O uşağı öldürecektim aslında, kurgu öyleydi. Ama o ihtiyarın bakışı gözümün önüne geldi. 'Ulan' dedim, 'koskoca Çukurova’yı karşına mı alacaksın?' Kalemi elime aldım, adamı bir güzel iyileştirdim, yarasına ot bastırdım, ayağa kaldırdım. Ertesi gün kahveye gittiğimde ihtiyar yüzüme bakıp gülümsedi; 'Aferin lan Yaşar, adam olmaya başladın' dedi."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder