26 Mart 2026 Perşembe

SANAT AŞKI

kinci Dünya Savaşı) Temel yiyecek maddeleri bulunmuyordu. Ekmek bile kar­neye bağlanmıştı. Adana'da oyundan birkaç saat önce beş arkadaş gişenin önüne iskemle atmış, çene çalıyorduk. Bir adam belirdi köşe­de. Yanında on iki yaşlarında bir oğlan çocuğu vardı. Bir süre afişe, sonra gişeye baktı. Döndü, gidecekken durdu. Çekinerek yaklaştı. Sonra, "Affedersiniz, siz tiyatrodan mısınız?" diye sor­du bana. "Evet," dedim. Adam çocuğu gösterdi. "Ben," dedi, "oğlumun tiyatro sey­retmesini arzu ediyorum. Ama bilet param yok. Acaba ekmek karnemi versem, yarınki hissemi siz alsanız ... Ben seyretmesem de olur. Onu burada beklerim." Sustu. Başını önüne eğdi. Beşimiz birden ayağa fırladık. "Beyim," dedim, "sizin tiyatroya verdiğiniz değer parayla pulla ölçülmez. Bu akşam ailenizle birlikte misafirimiz olursanız şe­ref duyarız ÜLKÜ TAMER

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder